HASAN DERBENTLİ

HASAN DERBENTLİ


İNSANLIĞA DAİR

23 Aralık 2020 - 19:54

Hayatımız boyunca olması gerekeni savunduğumuz,sohbetlerimiz de ve tartışmalarımız da mangalda kül bırakmadığımız,durmadan galebe çaldığımız ve de her fırsatta birilerini eleştirerek kendimizi dev aynasında gördüğümüz birçok kez de özeleştiri yapmaktan imtina ettiğimiz insanlık,insanlığımız...
Hayatımızın her anında,her dönüm noktasında sınandığımız ve kişiliğimizin yansıması olan insanlık.
Birçok zamanda unutulmuş,unutulmaya yüz tutmuş; kişisel hırslara ve ihtiraslara,anlık çekişmelere,ezeli rekabete ve mücadeleye ve materyalist bir anlayışa kurban edilmiş insanlığımız..
Dünyaya geliş amacımız,varoluş mücadelemiz herşeye rağmen sebepli sebepsiz çırpınışımız..
Anne babamızla,eş dost akrabayla olan ilişkilerimiz,bir markette stand görevlisi ve kasiyerle olan diyaloğumuz, muayene olacağımız bir hekimle konuşma şeklimiz,restaurant ta garsonlara olan davranışımız,komşuluk haklarımız,seyir halinde iken trafik kurallarına riayet etmek hatta trafik te gerektiğinde yol vermek,gereksiz tartışmalardan ve kavgalardan kaçınmak,yaşlı bir insanın ihtiyacını gidermek,bir çocuğun yüzünü güldürmek,imkan varsa cömert olmak,ikram etmek
insanlar nazarında iyi bir intiba edinebilmek vb.örneklerle çoğaltabiliriz.Kısacası nezaket kurallarına uyabilmek,birey olmanın vasıflarına ulaşabilmek,toplum aidiyetinin farkına varabilmek,bayrağına ve toprağına bağlı olmak,vatanı için çalışmak ve üretmek.
Temiz ve sağlıklı bir toplumun temeli dürüst ve hakkaniyet sahibi bireylerin çokluğu ile ilgilidir.Şu ana kadar saydığım insan olma vasıflarına uyum sağlamaya çalışan bu değerleri hayat düsturu haline getiren bireylerle oluşan bir toplumun sarsılması ve dejenere olması mümkün müdür ?
Sevmek,sevilmek,takdir edilmek,göz önünde olabilmek,saygınlık kazanmak,güvenilir olmak,birçok konuda söz sahibi olabilmek gibi manevi doygunluklara insanoğlu elbet ulaşmak ister. Bunun yolu da iyi bir eğitim,iyi bir insan olmaktan geçer.
Hergün duyduğumuz ve şahit olduğumuz birtakım söylemler. Bu nasıl insanlık,insanlık öldü mü? İnsanlık bitmiş,insan böyle yapar mı,bir de insan olacak,insan müsveddesi gibi..Tanıdık geldi değil mi? Ancak nedense hep eleştiriyoruz. Çözüm üretme ya da katkı sağlayabilme adına neler yapıyoruz. İstisnalar hariç ama neden garip,bencil hareket ve eylemlerimiz mevcut.

Çoğu zaman nezaket kurallarını hiçe sayabiliyoruz. En ufak bir tartışmada yumruklaşmalar,bıçak ve silah çekmeler delikanlılık sayılıyor. İdeolojik olarak yahut gönül bağlılığımız olan bir siyasi parti için bazı zamanlar körü körüne savunmak uğruna karşımızdaki bir yakınımızı ya da dostumuzu incitebiliyoruz. Tuttuğumuz futbol takımı uğruna yahut oynadığımız bir tavla,santranç gibi oyunlarda ya da çok ısrarcı olduğumuz durumlarda bile karşı tarafı kırıyoruz hem de anlamsız gururumuz yüzünden kaybetmek pahasına..
Halbuki birarada yaşamak bu kadar zor mu? İyi ve güzele dair ne varsa paylaşabilmek,gönül almak,rıza göstermek,memnuniyet duymak ya da memnun etmek ve her şeyden önemlisi pozitif ve sevgi dolu bir hayat anlayışına sahip olmak.Çok zor olmasa gerek.Ve diyorum ki;
Sevin birbirinizi,kırmayın sevdiklerinizi.Bırakın aşırı gurur vesveselerini,mütevazi ve sağduyulu yaklaşın engel bildiğiniz yarım yamalak sorunlara.Mutluluğun portresini oluşturun,anahtarını yüreğinizde saklayın.Cesaretli olun,atmayın içinize buram buram kemiren sığ duygularınızı.Koparmayın zincirlerinizi,sıklaştırın muhabbet dağarcığınızı.Üzülmeyin ufak tefek,havadan sudan şeylere,umutla bakın yarınlara,ertelemeyin yolu sevgiye çıkan mutluluk seferlerini..
İnsanca ve hakça birarada yaşayabilmek adına..
Sevgiyle kalın..